biçok şeyi yazamaycak olsamda yinede yazmalıyım.
saat yine aldı başını gitti benim yetişmemi bekliyo ama nafile benim ayağım çoktan taşa takıldı. kızmıyorum artık süreci yaşıyorum sadece. sorun sadece sorumluluktan kaçmakta. üst üste yapmam gereken şeyler olunca yine yan çizmeye başladım. acaba hangisinden vazgeçsem. ama olmaz bana bırakılmaz bu seçim. şu an karar verme sırası bana geldiyse doğru olanı yapmalıyım.
müthiş bi iki gün geçirdim. çok eğlendim ve istediğim bir çok şeyi yaptım. nazlımmmm saolsun. biraz yorgun düştüm yine ama genciz nihayetinde bu da geçer.
ben peyder pey adımlarımı atarken varsın zaman beni beklemesin ne çıkar
20 Kasım 2009 Cuma
11 Kasım 2009 Çarşamba
içimi sıcacık etti ya o bana yeter

Hiçbir Neden Yokken, yada Biz Bilemzken Tepemiz Atmış... ve Konuşmuşuzdur.
Onca Neden Varken ve Tam Sırası Gelmişken Hiçbirşey Yapmamış ve Susmuşuzdur.
Aynı Anda Aynı Sessiz Geceye Doğru İçim Sıkılıyor Demişizdir.
Aynı Sabaha Uyanırken Kimbilir Aynı Düşü Görmüşüzdür.
Olamaz mı? Olabilir.
Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş Şu Eylül Akşamı Dışında.
Belki Benim Kağıt Param, Bir Şekilde, Döne Dolaşa Senin Cebine Girmiştir.
Belki Aynı Posta Kutusuna, Değişik Zamanlarda da Olsa, Birkaç Mektup Atmışızdır.
Ayın Karpuz Dilimi Gibi Batışını İzlemişizdir Deniz Kıyısında.
Aynı Köşeye Oturmuşuzdur Köhnede Belki de Birkaç Günarayla Olamaz mı? Olabilir.
Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş Şu Eylül Akşamı Dışında.
Bostancı Dolmuş Kuyruğunda Sen Başta Ben En Sonda Öylece Beklemişizdir.
Sabah 7:30 Vapuruna Sen Koşa Koşa Yetişirken, Ben Yürüdüğümden Kaçırmışımdır.
Aynı Anda Başka İnsanlara, Seni Seviyorum Demişizdir.
Mutlak Güven Duygusuyla, Başımızı Başka Omuzlara Dayamışızdırç Olamaz mı? Olabilir.
Onca Yıl Sen Burada
Onca Yıl Ben Burada
Yollarımız Hiç Kesişmemiş Şu Eylül Akşamı Dışında.
bayıldım tam ruhuma hitap etti. eksik yanlardan birini sadece bir şarkıyla tamamladım. huzurlu uyuyabilirim artık. iyi geceler bilmediğim tanımadığım insan iyi uykular.
10 Kasım 2009 Salı
olmayan zamanlar
anlam veremiyorum böyle anlarıma. kendi kendimle kalmaya mı korkar oldum yoksa. iç sesim mi beni bu kadar ürküten.
çalışmam gereken 2 günün ardından dönüp bakıyorum ve koskoca bir hiç. zamanın büyük bir kısmını diziler ve yemek kaplamış. aslında herşey net, büyük bir pazar alış verişi sonrası dışarda yememe sözüm ve her gün yeni yemek yapma uğraşım. uzun zamandır izlemeyi düşünüp izleyemediğim dizilere zaman ayırmam. televizyonun varlığına lanet etmem. çalışmamya her başladığımda uyuklamam ve anlamamam. bahane olarakta fosforlu kalemimin bitmiş olması...çocukluk işte, başka bahane yok. bi taraftan ing boşlamış olmam ve yetişme zorunluluğu diğer taraftan 3 kitap bitiren dersaneye ayak uydurma çabası.
tatil nasılsa alabildiğine uyumalı mı, hava güzel gezmeli mi.parada yok ya neyse sorumluluklar bekler. insanlardan bi haberim aramalı mı, internetten koptum bişeyler araştırmalı mı. biri benimle ilgilense artık nerdesin soruları mı. eskilerde bu ilgiyi aramaya çalışmam mı. onu cevap vermeyişleri mi. günün geceye varışı başımın zonklarcasına ağrısı 8.30 da göz stajı.
ben neye takılıpta zamanı bukadar boş geçiriyom acaba?? ne var ki bomboş insanım nihayetinde.
çalışmam gereken 2 günün ardından dönüp bakıyorum ve koskoca bir hiç. zamanın büyük bir kısmını diziler ve yemek kaplamış. aslında herşey net, büyük bir pazar alış verişi sonrası dışarda yememe sözüm ve her gün yeni yemek yapma uğraşım. uzun zamandır izlemeyi düşünüp izleyemediğim dizilere zaman ayırmam. televizyonun varlığına lanet etmem. çalışmamya her başladığımda uyuklamam ve anlamamam. bahane olarakta fosforlu kalemimin bitmiş olması...çocukluk işte, başka bahane yok. bi taraftan ing boşlamış olmam ve yetişme zorunluluğu diğer taraftan 3 kitap bitiren dersaneye ayak uydurma çabası.
tatil nasılsa alabildiğine uyumalı mı, hava güzel gezmeli mi.parada yok ya neyse sorumluluklar bekler. insanlardan bi haberim aramalı mı, internetten koptum bişeyler araştırmalı mı. biri benimle ilgilense artık nerdesin soruları mı. eskilerde bu ilgiyi aramaya çalışmam mı. onu cevap vermeyişleri mi. günün geceye varışı başımın zonklarcasına ağrısı 8.30 da göz stajı.
ben neye takılıpta zamanı bukadar boş geçiriyom acaba?? ne var ki bomboş insanım nihayetinde.
8 Kasım 2009 Pazar
PS. I love you
karmaşık zamanlar. zor yorucu mutlu umutlu..
duygularımı ayırabilmek için dün yazmam gerekiyordu. 2 ayrı gün 2 ayrı duygu.
dün güzel bir güne uyandım. saatlerce yataktan çıkmadım en güzel yanı buydu sanırım. ali amcalarla tiyatro bi harikaydı. metin serezliye tapıyorum gerçekten mükemmel biri. onların yanında olmak isyediğim yeri görüyorum. sade ama dolu dolu. birşey kanıtlamaya çalışmıyorlar çünkü zaten sahipler. kendi gösterişli hallerimi düşünüp kızdım kendime.
onlardan ayrılınca yurda döncektim aslında ama taksimin havasını görünce heycanına kapıldım. kendimi beer house ta buldum. her zamanki sözler, yanlızmısınız hanımefendi. evet öyleyim demek bile güven verdi kendime. kırmızı şarabımı aldım manzaraya kadeh kaldırdım. yanlız olmak istedim düşünmek istedim ama bir süre elimden telefonu düşüremedim. ne kadar söylesemde yanlızlığı artık yaşayamıyorum. her konuşma sonrası aklımda kalan cümlelerle oyalandım bir süre. sonra nedense sürekli kıpırdanan halimi dışardan gören biri ne düşünür diye merak ettim. sonra arkama döndüm birde ne göreyim. arka masama oturmuş tek başına şarap için biri daha var. oda aynı benim gibiydi sürekli elinde telefon yanlızlığını gidermek istiyordu. neden olmasın belkide orda yanlızlığı paylaşmalıdık. telefon konuşmasını dinledim o halimle bayağı eğlendim. sürekli çocukla göz göze gelmeye çalıştım bi kere baksa merhaba diycektim. belki masasına otururdum. okadar ileri gitmeyi planladım. kalkmak yerine ikinci kadehi söyledim. baktım olmayacak tuvalete kalktım belki bu sefer görürüm diye. nafile dönüp bakmadı. o an .sigara içmediğime lanet ettim. belki çakmağını isterdim
duygularımı ayırabilmek için dün yazmam gerekiyordu. 2 ayrı gün 2 ayrı duygu.
dün güzel bir güne uyandım. saatlerce yataktan çıkmadım en güzel yanı buydu sanırım. ali amcalarla tiyatro bi harikaydı. metin serezliye tapıyorum gerçekten mükemmel biri. onların yanında olmak isyediğim yeri görüyorum. sade ama dolu dolu. birşey kanıtlamaya çalışmıyorlar çünkü zaten sahipler. kendi gösterişli hallerimi düşünüp kızdım kendime.
onlardan ayrılınca yurda döncektim aslında ama taksimin havasını görünce heycanına kapıldım. kendimi beer house ta buldum. her zamanki sözler, yanlızmısınız hanımefendi. evet öyleyim demek bile güven verdi kendime. kırmızı şarabımı aldım manzaraya kadeh kaldırdım. yanlız olmak istedim düşünmek istedim ama bir süre elimden telefonu düşüremedim. ne kadar söylesemde yanlızlığı artık yaşayamıyorum. her konuşma sonrası aklımda kalan cümlelerle oyalandım bir süre. sonra nedense sürekli kıpırdanan halimi dışardan gören biri ne düşünür diye merak ettim. sonra arkama döndüm birde ne göreyim. arka masama oturmuş tek başına şarap için biri daha var. oda aynı benim gibiydi sürekli elinde telefon yanlızlığını gidermek istiyordu. neden olmasın belkide orda yanlızlığı paylaşmalıdık. telefon konuşmasını dinledim o halimle bayağı eğlendim. sürekli çocukla göz göze gelmeye çalıştım bi kere baksa merhaba diycektim. belki masasına otururdum. okadar ileri gitmeyi planladım. kalkmak yerine ikinci kadehi söyledim. baktım olmayacak tuvalete kalktım belki bu sefer görürüm diye. nafile dönüp bakmadı. o an .sigara içmediğime lanet ettim. belki çakmağını isterdim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
