hayat seni beklermi, ya da ayağa kalkmanı beklermi??
bir zamanlar düşmeyeceğime inanırdım. çünkü sürekli daha ne olabilirki derdim kendi kendime. meğer insan yaşadıkça , yaşlandıkça yaşayacaklarıda bitmiyormuş. o kadar artıyormuş
zor bir haftanın sonu... kbb, tus, mikrobiyoloji ,gecenin 11 i sabahın 8 i, ing kursu, beklentiler ve elde edilenler. hala şaşırıyorum bu kadar doluyken nasıl olurda düşünecek bukadar zaman bulabilirim. lanet olsun...
gün aslında güzel başladı. üşenmedim komşu fırına gittim. en sevdiğimiz poaçalardan aldım( tabiki mısırlı peynirli). tabi bir tek başağın geleceğini ve onunda kahvaltı yaptığını nerden bilebilirdimki. yemek sonrası tabiki yeni mekanımız yurt önünde bayılmaca. ama bu sefer konular çok derindi başlangıcı güzel olsada sonunda hepimiz ayrı bir deryada bulduk kendimizi. düşüncelere dalmak gerçek hayattan kopmak okadar kolayki bizim için. sonrası hazırlık ve volkanla taksimde buluşma. haftalar öncesinden alınmış sinema biletleri.zaten böyle bir zorunluluk olmasa eminim ikimizde üşenicek ve buluşmayacaktık. üçüncü şahıs esra gelmeyince bir bilet elimde patladı tabiki. kimseyede gelmek istermisin diye sormadım da. zaten ben zorla gidiyorum bide başka birini bulmak çok zor geldi. tam giricez sinema önünde bir yazı bizi durdurdu (I NEED A TİCKET ) yani bi anda elimdeki bileti sattım. onun şaşkınlığını üzerimden atamamıştım ki bi sevindirici olay daha FREDİ NİN KABUSLARI filmi 5 tl ye satılıyo. bukadar tesadüf olabilirdi. hemen aldım ve bir gün sonra nazlımın doğumgününde tüm kızlarla paylaşmanın vericeği mutluluğu yaşadım. film gerçekten güzeldi...filmimizin adı 9. çok keyif aldım.
çıkışı zor olsada bu bile moralimi bozmaya yetmedi. huzurluydum ve hiç birşey bozmayacaktı. bişeyler yemeğe gidelim derken bir anda volkanın arkadaşlarını aradıını farkettim meğer onlarla buluşacakmış. bilemedim tabi. biraz hayalkırıklığı yarattı. sanırım kızların etkisinde kalıyorum. acaba soruları beynimi kurcalıyo. kendimi sürekli karşılaştırma yaparken buluyorum. malum 3 ten sonrası patolojik. arkadaşlarıyla buluşmaya burger king in önüne gittik. bidene göriyim daha öncede beendim insan karşımda duruyo. öncedende ya bana bakmaz demiştim içimden yine aynı sözler yankılandı ama kendime engel olmadım yinede. gerçi yaptığım bişeyde yok ya neyse.
birlikte bilişimcilerin bi toplantısına yani gece buluşmasına gittik. çok keyifliydim bilmediğim bi dünya meraklı ben ve bişeyler anlatmaya çalışan bir sürü insan. bizimkiler içlerine kapanıp
sosyali oynasada ben zevk aldım taki gerçekler tokat gibi yüzüme çarpana dek. ben böyle bişey daha önce yaşamadım. yüzümün halini merak ediyorum keşke kızlar yanımda olsaydı. durup dururken volkanın yakın arkadaşı ' senin erkek arkadaşın yok dimi' diye bir soru yöneltti. sonrası daha acı. ' yok deyince belli cevabı tokat gibi çarptı kii herkes bizi dinliyo o dahil. gözgöze geldik. neden dedim... çok bakımsızsın bi kendine bi çevrendeki kızlara bak okadar salmışsınki kendini gören yıllardır kimseyle birlikte olmadığını anlar dedi. o an nasıl oldum ne yaptım bilmiyorum ama uzun süre kimse konuşmadı zaten bir süre sonra ben konuşulanları duymadım. beni bukadar yaralamazdı. ben böyleyim beğenmeyen beğenmez der güler geçerdim. ama orda beğendiğim biri vardı ve ben kendimi ii hissetmek için okadar çaba göstermişken kalelerim yıkıldı. geriye sadece düşünceler altında ezilen bir ben kaldım.
biliyorumki kavalamacayla geçen hayatım ne kadar hızlı aksada ben bir süre daha ağır çekimde izliycem. hiç bir şeye yetişemiycem hiç bir şey tem olmıycak. ben tam olmıycam. ama hayat yinede akıcak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder