13 Aralık 2009 Pazar

istanbula kar yağmalı

buraya geldiğim ilk sene kar yağdı.sınavlar ertelenmiş tatil olmuştu. ilk defa istanbul okadar uzun karlar altında kalmış. hiç sevinmemiştim. dışarı çıkıp hiç keyif almadım hatta içten içe kızdım kapana kısılmış gibi hissettim . dışarı çıkmama engeldi ve üşürdüm çıkarsam. kendimi koruyabildiğimi sanıyordum suçluda tabiki kardı.oysa üşümeli insan, kendini her durumda görebilmeli yoksa nasıl güçlenirki. kaçırdığı hayatı nerden bilebilir ya da koruyabilir mi gerçekten.
evet yağmalı şöyle doya doya üşümek çocukluğumda yaşayamadığımı yaşamak için. belkide ruhumu kurtarmak duvarları yıkmak için.

neden insan sürekli keşke der. ve neden yeni baştan farklı bir hayat diler. hergün değişirken ne istediğimiz hayatımıza giren her insanla şekillenirken kaybettiklerimizle bir parçamızı uğurlarken neden. neye yarar ki aynı şeyler yaşanacaksa. hem bir anı değiştirmek bütünü nekadar sarsabilir. yarın yok dün ise asla bugün esas olan peki nekadar uyabiliriz ki bu söze ruhumuza işlenmişken korku.

bi insan nasıl olurda yaşadığı anının zıttını düşünüp acı çekebilir. bugünlerde mutlu olduğum anların ardından derin bir hüzün kaplıyor aniden hızına yetişemiyorum artık. sonra anide bir sevinç. aslında hangisinin benim davranışım olduğunu kestiremez oldum. geçici olan hangisi. bir an ailem olduğu için sadece varlıkları için şükrederken, gelecek kaygılarım zorunluluklarım için endişe duyuyorken , bir yandan sevgilim yok diye hüzünlenirken seviğim insanları dostlarımı görüp sevebildiğim için şükrediyorum. bulunduğum konumla mesleğimle gurur duyarken ileride beni sokacağı pozszisyonları düşünerek korkuya kapılıyorum.

3 gün üç farklı insan. anladığım tek şey bi insan neyi kaldıramıyorsa o başına gelen en kötü şeydir. nekadar büyük olduğunun önemi yok sadece taşıycağından fazla olması yeterli. herkeste biraz geçmiş ve gelecek korkusu var. farkettiğimse ben çok derin acılar çekmedim. kendimi korudum çoğu kez yansıttım düşüncelerimi bedenimde ağrı olarak ya da yüzümdeki kızgınlık ifadesini yıllarca taşıdım. insanlara güvensiz olmasamda mesafem öyle gösterdi. şimdiki durumumda farklı değil aslında iyiyim hemde bir çoğuna göre mükemmelim. bazen derin bir acı duymadan mutluluğun kıymetini bilemiyceğimi düşünüyorum belki mazoşistçe ama sorarım bu ne yaparsam yapayım mutlu hissedememem başka

evet istanbula kar yağmalı ve ben huzurlu olmalıyım.

1 yorum:

  1. bence istanbula güneş açmalı, sonuçta sen de akdeniz insanısın, biz kara karşıyız tepkiliyiz, kar yağarsa hava soğuk olur, üşürüz, parmaklaırmız siyanoze olur, ve yine seni seviyoruz

    not: nazlı son cümleyi söyleyip sölememekte kararsız hıh..

    not2: başak kız der ki buraya yorum yazmak için hesap mı almam gerekiyor, çünkü nazlı yorumlarımın saçmalığından şikayetçi, kendi yorumlarımı kendi adım altında doyasıya (peyder pey) yazmak istiyorum

    bölesine nankör denir..nazo

    YanıtlaSil